Ninni deyim, uyu sevgili kuzum!
Her dâim ötenin, sen, dili, kuzum!
Nice Halilleri, geldi de geçti,
Yirminci asırın Halîli, kuzum!

Mevlâdan dilerim, çok eyle sohbet,
(Âlem-i Tevhîd)e, sen eyle dâvet;
İlimlerin başı, hâllerin sonu:
Yaratılan kula olan (Muhabbet).

Muhabbetten doğar, Cibrîlin dili,
Onun için oldu, (Haydar), sevgili;
Gözlerde geziyor, âlem seviyor;
Hazreti Muhammed, Hazreti Ali.

Muhabbetle oldu, Hak eline iz,
Yürüyüp gideriz, muhabbetle biz;
Sevişerek akar, nice nehirler,
Büyüyüp de olur, katralar deniz.

Muhabbet bir hâldir, bilenler bilir,
Muhabbeti bilen, ona eğilir;
Muhabbet eylesek Dost’un kuluna,
Halk-edip Yaratan, kalblere gelir.

Muhabbet meyvadır, rûhun gıdâsı,
Muhabbet edeni sever, Hudâsı;
Kilosu, kantar, ölçüsü yoktur,
İşâret ediyor kulun edâsı.

Muhabbetle olur, Hakka ibâdet,
Onda hitam bulur, emrolan âdet;
Her ömürün ucu, yokluk değil mi?
Diri iken olsa, tükense, adet…

Muhabbet gelirse, hallolur müşkil,
Târîf-eyleyemez muhabbeti, dil;
(İsmâil Emre)yi hâle düşürdü,
Onun için (Emre)! sevene eğil!

Zapteden: Fikri Emre
Namrun, Saat:14.00


1.9.1957