Nice boyunları, büküyor bu aşk,
Gözlerden kanlı yaş, döküyor bu aşk;
Bâzı, kara deve olup da dahî,
Kapanan kapıya, çöküyor bu aşk.
Adedi yok yüzü güldürüyor aşk,
Diriltip, diriltip öldürüyor aşk;
Birçok âlimleri, yolda şaşırıp,
Çobanına sırrı, bildiriyor aşk.
Sevip, devlet kuşu konduruyor aşk,
Kalbine girip de, donduruyor aşk;
Mevlâ cezbesine ediyor dâvet,
Taşı, tırnak ile yonduruyor aşk.
Bâzı, diyar diyar, gezdiriyor aşk,
Sevilen canlardan, bezdiriyor aşk;
Mağrûr-olanları, yoldan çıkarıp
Kendini, sevene, seziriyor aşk.
Gözünen görüp de, ağlatıyor aşk,
Kalbinden kanları, çağlatıyor aşk;
Taş gibi kalblere, vermiyor selâm,
Uğradığı gönlü, dağlatıyor aşk.
Yaratan Mevlâya, makbûl eder aşk,
Kendisine yakın bir kul eder aşk;
(Emre)nin yüzünü toprak eyleyip,
Âşık ayağına, bir yol eder aşk.
Zapteden: N. Yaramış
Namrun, Saat:14.48
17.7.1958