Canı edenler siper,
Çalışır, Dost’a gider;
“Dil” denilen Cebrâil,
Bil, arkadaşlık eder.
Fakat onun var yeri,
İlerden (1) yok haberi;
Cebrâil orda durur,
(Aşk) götürür ileri.
Gidemez, ordan korkar,
Umduğu yere bakar;
Eğer bir adım atsa,
Bilgisi onu yakar.
Yürüyemez Cebrâil,
Yürümek kabil değil;
Canını feda eyle,
Ancak (aşk) götürür, bil.
Nefisle eyle savaş,
Sana (aşk) olsun yoldaş;
Canını hafif eyle,
Aşkın ardına ulaş.
Aşk gelse, kalkar nikap,
Ordan doğar âfitap;
Sen seni terkedersen
Senden sanadır hitap.
Yanarsan kalkar duvak,
Duvak kalksa, iyi bak…
Gözünden perde gitse,
Bil, sana görünür Hak.
Gözün, şavkiyle dolar,
O Şavk (2) cihanı tutar;
(Emre), “yüz” e iyi bak,
Ölmeden, (3) seni kurtar.
(1) İleriden.
(2) Şavk = ışık.
(3) Ölmeden önce. 19.6.1944