O Dost her şeyden ârî,
Kulağını aç bâri…
Görenlere bulaşır,
Bu dert gayetle sârî.

Bulaşanlar kurtulmaz,
Bu derde çare bulmaz;
Canını ateşe at,
Bu can yanmazsa olmaz.

Yanmak hiç kolay değil,
Çare budur, böyle bil;
Göstermiyen gözündür,
Gözden benliğini sil.

İyi bak, Dilber hazır,
Karşında durur nâzır;
Görürsen Süleymansın,
Hemen bir hâtem kazdır.

Al da parmağına tak,
Fakat benliği bırak;
Her varlık fermanında (1),
Seyret, dört yanına bak.

Kurd, kuş meydanı almış,
Senin seyrine dalmış;
Senin yüzünü gören,
Canı ateşe salmış.

Sana olmuşlar hayran,
Senden isterler ihsan,
Aynaya bak, seni gör (2),
Fakat dünyadan usan.

Yaktın beni, şaşırdın,
Deniz gibi taşırdın;
Sen yüzüme bakınca
Benliğimden aşırdın.

Yüreciğim göyündü,
Benden ateş söyündü; (3)
Ben yanıp kül olunca
Benden bana göründü.

Badi sabahtır (4) esen,
Bana estirirsin sen;
Vârını Dosta verdin,
(Emre), sakın deme “ben!”.


(1) Her varlık senin emrinde.
(2) Seni gör = kendini seyret.
(3) Söyünmek = sönmek.
(4) Bâd-i sabâ. 13.8.1944