Zehir ettin aşımı,
Ateş ettin başımı;
Ben seni seveliden
Tutamam gözyaşımı.

Baktıkça durmaz akar,
Durmayıp sana bakar;
Damlası yere düşse
İki cihanı yakar.

Tutuşur Kayseri Rum,
Bilirim senden mahrum;
Bu, âşıka yakışmaz, (1)
Bulunmalı terahhum.

Gönül olmalıdır boş
Her hâl görülmeli hoş,
Dost elinden içmeli,
Daim olmalı sarhoş.

Sarhoş ol sen, ol ihya,
Orda bulunur haya;
O gönül yumşak olur,
Ham gönül olur kaya.

Âşık ol, olur yumşak,
Mekânını kursun Hak;
Âşıka aşk lâzımdır,
Âşık! gayriyi bırak.

Sahibine et teslim,
Burdan (2) yürümez ilim.
Burada fani olsa,
O gönül olur salim.

Yan, bulursun selâmet,
Senden doğar Muhammed;
Bir gönülde yok olsan…
Buna denilir himmet.

Lâzım değildir varlık,
Bırak, gitsin karanlık;
Bu (Emre) yok olursa,
Her taraf olur şık.


(1) Âşık olan bir kimseye karşı böyle bir muamele yakışık almaz doğrusu…
(2) “Buradan öteye” mânasına. 21.9.1944