Yarab! cemâlini kaldır,
Ben gamdayım, zevka daldır;
Zülfün boynuma takıldı,
Bu aşkım sana visaldir.
Boynum takıldı zilife,
Onun için düştüm keyfe;
Yüzünü gören âşıkın,
Hiç aklı ermez esefe.
Kime takılsa olur şen,
Âşık olur zevka düşen;
Madem ki sen âşık oldun,
İki yüzüm! yere döşen.
Kaplasın yerin yüzünü
Gark etsin âşık gözünü;
Âşıkların seyredince
Unutsunlar dünü, günü. (1)
Baksınlar daim aynaya,
Hep yürekleri kaynıya; (2)
Bu ateşe düşenlerin
İçlerinde olmaz boya.
Ben ederim senden rica,
Böylece varsınlar hacca;
Bu, bir benlik geçicidir,
Geçiversinler yamaca.
Hale düşen geçer geçit,
Himmet eder ise mürşit;
Bu hallere aşktır kaadir,
Âşık ol da sonra işit.
Âşık olsa duyar kulak,
Âşık ol da sen sonra bak;
Bu geçitten ateş akar,
Dayanmıştır nice ayak… (3)
Evvel, olmak lâzımdır hiç;
(Emre), tahsil eyle de geç;
Her yanın ateş olmadan
Bu geçitten geçmesi güç.
(1) Dün = gece, gün = gündüz.
(2) Kaynasın.
(3) Ayak dayanmak = ayağın, yürüyemiyecek hale gelerek hareketten kesilmesi. 24.10.1944