Âdemde olan damar,
Muhit durur sana Yâr! (1)
Kim sana âşık olur,
Seninle bile arar.

Âdemde bulunan et,
Bize gösterir ibret;
Seni gözden saklıyan,
Kendinden (2) doğan heybet.

Âdemdeki olan saç,
Kâbede edilen hac…
Sana varmak istiyen
Adem yüzüne muhtaç.

Damarında gezen kan,
Seni arıyor her an;
Sana âşık olanlar,
Âdemden alır ihsan.

Âdemdeki olan diş,
Birbirine bitişmiş:
Cânân! seni arıyan,
Âdem ile bilişmiş.

Âdemde olan boğaz,
Birleşmiştir kışla yaz;
Ayrı olan çift deniz,
Mümkün değil ayrılmaz.

Âdemdeki çift dudak,
Daim zikir eder : Hak!
Eğer Hakka âşıksan
Ordan çıkan öze bak.

(Emre), âşık ol, öğren,
Kâmile muhtaçsın sen; (3)
Sözün, özün Haktandır,
Kurtulur seni gören.


(1) “Muhit burada “bitişik” yerinde kullanılmıştır.
(2) Senden, senin kendinden.
(3) Kâmil = “insân-ı Kâmil”. 27.12.1944