Yine söyleyim türkü…
At bu “benlikten kürk”ü;
Âşık attı, ulaştı
Bilgi denilen yükü.

İşit, sen olma deli,
Hakkı gör, bırak eli;
İki cihanı yakar
Dost saçının bir teli.

Korkar ondan cehennem,
Cennet de kaçıyor hem…
Nidem, (1) dilim dönmüyor,
Lâl olurum der isem.

Âşıka eder edâ,
Şimdi, görsek, burada…
O Yâr’ı görmek için
Çoğu can etti feda.

Aşka olmalı sahip,
Sabretsek, olur nasip;
Yazılsa o, okunmaz,
Her adam olsa kâtip.

Öğülmüş Dost diliyle,
Yazılmıştır eliyle;
Sen (Emre), görmek için
Durmadan yokluk dile.


(1) Nidem = ne edem = ne edeyim = ne yapayım…