Benim sevdiğim Dilber,
Candan gönderdi haber;
Yine gönül ferahtır,
Şükür, oldu beraber.
Candan duydum sesini,
Seyrettim hevesini;
Yine eliyle sundu
Bu aşkın badesini.
Sundu, elinde durur,
Kendisi içmiş, mahmur;
Kirpikleri ok olmuş,
Bakar, kalbime vurur.
Ondan yarayı aldım,
Nidem (1) yaralı kaldım;
Ben kendi elim ile
Başa belâyı aldım.
Bir kerre dedim “Sultan!”,
Vurdu, doldurdu hep kan;
Durmadan yaralıyor,
Yine umarım vicdan.
Bende kalmadı hayat,
Bu varlığımda kıymet
Ben böyle yara ile
Tekrar umdum merhamet.
Döner, olurum hayran,
Bir de isterim ihsan;
(Emre), elinle yaptın,
Vâdeyledin, sen dayan!
Yarın ihsanı böyle…
İster: sevdiği öle… (2)
Bülbülün hâline bak,
Nasıl yanıyor güle.
Kaçar da gelir tekrar,
Döner, eder âhuzâr;
Sadık âşık olanlar,
Mâşûkasını arar.
Böyle eder Mâşûka,
Daima ister yaka; (3)
Belâsına sabreder
Âşık olanlar Hakka.
Yakar, nur eder belâ,
Böyle düşürür “hâl”e…
(Emre)ye misâl oldu
Mecnun’a yanan Leylâ.
Elini etti kebap (4)
Canı etmedi hesap… (5)
Kim bu ateşe düştü,
O eyledi “feth-i bâb”.
Yarabbi! dayanamam,
Durmuyor, yakıyor gam;
Ben bu aşka düşünce,
Titriyor her bir âzâm.
Titrer de ayrılamaz (6),
Yanmayınca bulamaz;
Benim hâlimi gören
Kardeşlerim kınamaz.
Bilip yanıyor duyan,
Hâlim onlara ayan;
Hakkı aşkile buldun,
(Emre), sabreyle, dayan.
Yan, böyle Dostu ara,
Böyle ulaşınğ (7) Yâr’a;
Bu tecellin (8) düşürdü
Bu ateşten diyara.
Aşk yolu burdan geçer,
Aşkı al, canını ver;
Bu ateşte yananı,
(Haberdar olan) sever.
Kim severse dolaşır (9),
Bu illere ulaşır;
Ateşten biçilmiştir
Âşıklara çamaşır.
Âşık ol, seni yakmaz,
Dost, elini (10) bırakmaz;
Suçunu itiraf et,
Sana Dost acı bakmaz.
Kim ki yanar, olur af,
Dile gelir “Kûf-i Kaf”;
Potada erimiyen,
Altın olsa, olmaz saf.
Yan, bu potada eri,
Görürsün bu cevheri,
Alır boynuna takar
İki cihan Dilberi.
Kim bu canından bezer,
Dilber boynunda gezer;
(Emre), madem ki bildin,
Bu Dilbere canı ver.
(1) Nidem = ne edeyim? Ne yapayım?
(2) Öle = ölsün. Sevdiğinin ölmesini ister.
(3) Yaka = yaksın.
(4) Mecnunun çölde Leylâ için ceylan kebabı yaparken kendisinden geçerek elini yakmasına telmih vardır.
(5) Hesabetmemek = düşünmemek.
(6) Titrer, fakat yine de ayrılmaz.
(7) Ulaşınğ = ulaşırsın.
(8) Tecelli = kader.
(9) Kim onu severse, onun etrafından ayrılamaz; dolaşır durur.
(10) Senin elini. 24.1.1945