Bizim kahve sürülse,
Sürüldüğü görülse,
Ölsem de dirilirim,
Sevdiğim Yâr’ım gülse.
Ölsem, geri gelirim,
Diriliğim bilirim;
Sükût ederim derde,
Ben anca (1) ona derim.
Ondan şifa umarım,
Hep odur benim vârım;
Yanıyorum, gel, yetiş.
Beni yakıyor zârım.
Yanar da yok olurum,
Yeter, eyle terahhum;
Gamından ihya oldum,
Bilmiyenler der: zulüm!..
Sen zehir ver, içerim,
Feda olsun her yerim;
Dilber! seninle doldu,
“Gönül” denen içerim.
Bu “Kürsü” seni bekler,
Durmadan seni över;
Kalbinden sever, durmaz,
Aşk için beni döver. (2)
Hiç bilinmez bu oyun,
Niceler eğdi boyun;
(Emre) meftun olmuştur:
O göz göründü yorgun.
(1) Ancak.
(2) Beni, belli etmeden içinden sever; fakat âşık olmam için durmadan döver. 15.4.1945