Âşıklar çekiyor âh,
Takdir eylemiş Allah;
Perçemine dolaşan,
Bulamıyor hiç felâh.
Diyor ki: durma, dolan!
Gülmez dolaşıp kalan;
İki cihanı yakar,
Eğer görülse o Can.
O gönülden doğar gün,
Görenler olur mahzun;
İçeriden yas çeker,
Dışından eder düğün.
Böyle emretti Hudâ,
Âşık gülmez dünyada;
Her günü sarhoş geçer,
Kul şerbetinden tada. (1)
Bu dünya olur zindan,
Dost böyle etti ihsan;
Dost için gam çekenler,
Sonunda olur sultan.
Bu aynayı al da bak,
Yüzün görünsün berrak;
Dostu iyi seyir et,
Canı elinden bırak.
Seyreyle de sen uyan,
Uyan da olsun ayan;
Her görenler yanıyor,
Sen de yok ol da dayan.
Zuhur eylesin yokluk,
Haktan başka kimse yok;
Ateşe canını at,
O buhurdanlıkta kok.
Burada yanan kokar,
Canı olanlar korkar;
Yanıp güzel olanın
(Emre) zevkine bakar.
(1) Tada = tatsın. 21.4.1945