Sen bekleme irfaniyet,
Bu hallere etme niyet;
Aşkın ateşine yapış,
Elinden tutar Muhammet.

Sakın bu bilgiye dalma,
İblis gibi yolda kalma,
İleride mercan vardır,
Yürü, gök boncuğu alma.

Çok olanlar bahâ etmez,
Çok hesap eyleme bitmez,
Aşkta fani olmıyanlar
Yol nihayetine gitmez.

Âşık ol, bunları unut,
Ateşlerde görünmez kurt;
Kur’anı hiç görmedin mi?
Misal olmadı mı Mahmud?

Okumadı burda ilim,
Her dem Hak der, ben değilim.
Bu bilgilerin sonuna
Akıl ile ulaştı kim?

Âşık ol, olursun vâkıf,
Sende olsun tövbe nasuf ; (1)
Durma, yürü, aşka yapış,
Sana derler:olmuş hayif!

Âşık ile ol arkadaş,
(Emre) sana sadık yoldaş;
Herkesi hâline bırak,
Nene lâzım senin savaş…


(1) Nasuf = Nasuh tövbesi. Halk ağzında bu tövbeye “nasuf nusuf tövbesi” denilir. 13.5.1945