Yeter ki bir kerre dokan, (1)
Süngünü dürt ki çıksın kan…
Elde, dilde sen kuvvet bul
Seyreyle ki nasıl irfan…

Gönlünde otursun Dilber,
Her yan, verir sana haber;
O Dilberi aşk ile sev,
Kimseler olamaz siper.

Her yanları eder ayan,
Fakat sen kahrına dayan;
Eğer o tahttan inmezsen,
Her vakit olun (2) Süleyman.

Hayvanat hükmüne (3) girer,
Ayna olur sana Dilber;
Her görenler dayanamaz,
Ucuz sanır, görmek ister.

Vermek lâzım bahasını,
Çekmek lâzım cefasını;
Sizler bakın bu (Emre) ye,
Çınlatmıyor hiç tasını.

Çünkü o baktı tadına,
Böyle erdi muradına.
Dilber, oturan hamamın
Tası verdi evlâdına. (4)

Çün (5) canı verdi de aldı,
Çok zaman gamına daldı,
Ona bu hamamın tası
Muhammetten miras kaldı.

Dikkat ettiniz mi söze,
Emir geldi Haktan bize;
Bu Süleyman yüzüğünü
(Emre) vermiştir öksüze.


(1) Dokanmak = dokunmak, temas etmek.
(2) Olun = olunğ = olursun.
(3) Senin hükmüne.
(4) Dilber, oturduğu hamamın tasını evlâdına vermiştir.
(5) Çün = çünkü. 16.5.1945