Kefen gönderdin bize,
Biz biçtik kendimize;
Her yanımız sen oldun,
Görünmezsin her göze.

Görünürsün sen sana,
“Ben!” diyemem ben bana,
Yokluktan hükmedersin
Cânân! iki cihana.

Bilirim, oldun kutup,
Ben zarfım, sensin mektup…
İblis sana şirk koştu,
Sen onu ettin matrut.

Giyersin hırka, palas,
Sevmezsin kumaş, atlas;
(Emre), bildin, anladın,
Sen bedeni soyun, as.

Görenlere ol üryan,
Görenler olur sultan;
Sen bu hale düşünce
Senden alırlar ihsan.

Bilmiyen sanır türab,
Çün (1) yüzünde (2) var nikap;
Haktan ferman istiyen
Senden alırlar hitap.

Dilek kapısı açık:
İçinden bakar Hâlik;
Eli uzansın, alsın,
Vahdet sözünden ayık.

Kabul olsun her dilek,
Sözleri yazar melek;
(Emre), canın Hak oldu,
Benlikten elini çek.

Hakka geçti hep karar,
Bilmez, yabanda arar;
(Emre), sen de nasip al,
Tenezzül eyle, yalvar.

Canı teslim et Hakka,
Bu bedeni toprağa;
Günbegün devam eder (3)
Bütün varlık yokluğa.

Sen de yak da al ibret,
Nere gitti Muhammed?..
Âşıkı ihya eden,
Ahmetten gelen zillet.

(Emre), anıldı adı,
Her yanını (4) kapladı;
Sana tâbi olanın
Kabul olur muradı.


(1) Çün = çünkü.
(2) Senin yüzünde.
(3) Hergün akıp gidiyor.
(4) Senin her yanını. 25.5.1945