Kimlere gülmüş dünya?..
Kim gülmüş doya doya?..
Her gelen, sevdiğini
Giderken burda koya.
İbretle bak bir kere,
Sen seyret göre göre;
Kıyıp yemediğini
Giderken kim götüre?..
Birikir bütün vâris,
Kartallar gibi haris;
Bu dünyayı sevenler
Kalblerine yapar is.
Kimlere etmiş vefa?
Ettirmiş mi hiç safâ?..
Kur’anda düşman demiş,
Bak Muhammed Mustafa.
Kur’an oku, al, ibret,
Anla da etme minnet;
Bu hâli hiç bildirmez
Senin sevdiğin ziynet.
Yokluğa (1) et iftihar,
Blenlere o yarar;
(Emre) elinden gelse
Yokluk yolunu tutar.
Durmayıp yokluk arar,
Anlaşılmıyor, esrar…
Seyret, her bir yokluğun
Altında safalar var.
Yok olan, olur rahat,
Ehline budur murad;
İblis varlık istedi,
Firdevs’ten edildi tard.
Ona denildi İblis,
Verildi kuvvetli his;
Kendine uyanlara
Eli ile sürdü is.
Emir almıştır, eder,
Hükmüne almış, güder;
Kendine uyanlara
Delâlet (2) etmek ister.
Yaklaşamaz sadıka,
Canı vermişe Hakka;
(Emre) durmaz okuyor
Yokluktan baka baka.
Kimi ona dolaşmış,
Çözülemiyor, şaşmış…
O ipten kurtulanlar,
Dost iline ulaşmış.
Durmayıp orda gezer,
Gezenler Dosta benzer;
Seyreyleyin (Emre) yi,
Durmaz gezeni över.
(1) Yoklukla.
(2) Halk ağzında “dalâlet” de “delâlet” gibi telâffuz olunur. 30.12.1945