Görmeğe lâzım gayret,
Mânî oluyor hiddet;
Onu görmek istiyen
Kazanmalı muhabbet;
Âşıklar ordan yürür,
Perdeyi açar görür;
Hiçbir ayak gidemez,
Bu muhabbet götürür.
Muhabbet kavuşturur,
Dil verir, konuşturur;
Kime muhabbet gelse
Yâr yanına koşturur.
O söylenen “Asıl”a,
Seyrettir “fasıl”a; (1)
O muhabbet bırakmaz
Arada hiç fâsıla.
Yuğurur birbirine,
Bu hâl böyle görüne;
Bu (Emre) canı verdi
Bu hallerin pîrine.
(1) Muhabbet, insana, asıl hakikî ve yegâne varlığı ve muhabbet faslını seyrettirir. 24.2.1946