Emret, yüzülsün derim,
Sana can terkederim;
Her gözden sen bakarsın,
Mânîdarsın, Dilberim.

Senindir cümle vücut,
Bildim ki sensin Mâbud,
Sana âşık olana
Lâzım mı Yarab, vücud?

Bil, gönül seni ister,
Yanan, ateşe keser; (1)
Âşıkınla bir oldun,
Nasıl seyretsin beşer?

Kim âşık olur sana,
Kül olur yana yana;
Bütün zevki unutur,
Canı atar zindana.

Bu dünyayı fark etmez,
Her yanı yanar, bitmez;
Canına ateş versen,
Yârab seni terk etmez.

Yanarak seni arar,
Döner, yanıktan sorar;
Kül olunca bozulur,
Senin kuruduğun esrar.

Kerem, olmuştur misal,
Buna benzer bütün hâl…
Düğmeyi çözemedi,
Yanınca etti visal.

Bu hâl, burada gezer,
Hallerimize benzer;
Bu esrarlı düğmeyi
Canından geçen çözer.

O, kavuşur “aslı”na,
Böyle gark olur sana;
Bu (Emre) vâdeyledi,
Aslı yolunda yana.


(1) Ateşe kesmek = Baştanbaşa ateş olmak. 9.3.1946