Dostun derdi gelse eğer,
Gönül bilmez, derman ister;
Bulamaz da kalır naçar,
Mutlak ecel suyu içer.

Uzanır elin yanına,
Hasret ederler canına;
Kudret eliyle buz konur
Damarda gezen kanına.

Gelip çeneni çatarlar,
Üstüne örtü atarlar;
Kaldırdıktan sonra seni,
Birkaç gün gamlı yatarlar.

Taksim ederler malını,
Söylerler senin hâlini;
Gözönünden gaib eder
Vücud denen hayalini.

Toprağa karışır vücud,
Hâlin kalır burda mevcud;
Gönül! Dostu buldu isen
Kendi benliğini unut.

Varlıktan kalmasın eser,
Gittiğin Yâr, yokluk ister,
Burda vicdan temiz olsun,
Kabul eyliyene göster.

Tebdil olsun Dosta bu can,
Seni kabul etsin Cânân;
“Yok ili” diyarın olsun,
Bu söz Haktan denir, inan.

Define olur viranda,
Bulunmaz imar (1) vatanda;
Madem (Emre) böyle bildin,
Alâkan kalmasın canda.


(1) “Mâmûr” yerinde kullanılmıştır. 12.9.1946