Yine şen ettik yurdu,

Cânânım! yaktın bizi,
Kaldır bu yılanı, kaldır,

Yine şen ettik yurdu,
Her gelen, böyle kurdu;
Birçoğu devr eyledi,
Daim kendisi durdu.

Olursa benim ile,
Beni getirir dile;
Bu hâlin âşıkına
Söyle bülbülüm, söyle…

Duyup dalsınlar zevka,
Goncaya baka baka;
Bülbül güle âşıksa
Biz de âşıkız Hakka.

Baka baka yanarız,
Kokusuna kanarız;
Bilenler bilir bizi,
Biz o Yâr ile yârız.

Daima ederiz hac,
Sultanız, giyeriz tac;
Bir olduk, Cebraile
Hiç kalmadı ihtiyaç.

Hep ilham bizden bize,
Görünmeyiz her göze;
Bütün damlanın yönü
Dönmüştür biz denize.

Vermeseydik biz haber,
Lâl olurdu Peygamber;
Bizim için yananla
Olmuşuz biz beraber.

Biz hiç görmeyiz sıfât,
İstilâ edeli Zât;
Kesret bizi bulmazsa
Bilmez ebedî hayat.

Bulmıyan çeker azâb,
Bulmıyana bu hitab;
Gözlerimizden doğar
Görenlere âfitab.

Gün, gözümüzden çıkar,
Zıyası durmaz akar;
Âmâ olan göremez,
Gözü açılan bakar.

Biz canıyız görenin,
Canı bize verenin;
Gözlerinden bakarız
Gelip bize erenin..

Kim ulaşırsa eğer,
Dilimiz onu över
Her yana muhit olan,
Bizden bakarmış meğer.

Biz durmaz çekerdik âh,
Zikir ederdik: Allah!
Bu kudret sahibine
(Emre) edildi meddah.


18.5.1947