İndir (.doc)
Güneş, mihverinde, döner dediler,
Akşam olur, batar, söner dediler;
Doğup da batmıyan, bir aslı vardır,
Onu seyreylemek, hüner dediler.

Ne mağribi vardır, ne de maşrığı,
Dâim, gaaibolmaz, durur ışığı;
Tabîata mahkûm, değil: bir nurdur,
Gecesiz, gündüzsüz, bekler âşığı.

Kendi tâyin eder, ay ile günü,
Gelin! diye çıkar, dâimâ ünü;
Duyup gören, bilmez birdaha ölüm,
Çünkü ona döner, her dâim yönü.

Bilenlere, odur, (Kıble) ve (Hicaz),
Dönen, dâim kılar, (Kadîmî Namaz);
Ordan bir kıvılcım, kime değerse,
O ışıktan, dönüp, hiç ayrılamaz.

Bitişik olana, hiç yoktur ölüm,
Yönü dönen diri, görünür mazlûm;
(Hâkim-i Muhtâr)dır, her var kendinin,
Hallerimiz ona, her dâim mâlûm.

Her dilden anılır, adıyla sanı,
Kim ne konuşursa: onun lisânı,
Cümle mahlûkatı, kendi yaratmış,
Hepisine Sultan etmiş (İnsan)ı.

Aman (Emre)! sakın, ayrılma ondan,
İçindekini gör, sen deme: kandan;
(Ahsen-i Takvîm)dir, demiş Kendisi,
Sen muhabbet eyle, seviyor Rahman.

Sakın tefrîk etme, hiçbir milleti,
Dostu siper eden: onların eti;
(Rabbül'âlemîn)dir, duy da unutma.
Aklından çıkarma: bulunğ (1) zilleti.

Zapteden: Vasfiye Değirmenci
Saat:7.50


(1) Bulursun. Aklından çıkarırsan zillete düşersin.

5.12.1952