İndir (.doc)
Dosttan aldık kuvveti,
Kabul ettik zilleti;
Hiç sofular bilir mi,
Bu ayrıca milleti... (1)

Hiç dinde diyanette,
Cehennemde, cennette,
Görülmemiş bu irfan,
Yetmiş iki millete.

Yanalım bizler gayri...
Bu candan olduk ayrı;
Senin yüzünü gören,
Anmaz şer ile hayrı.

Bize okundu yazı,
Gördük, aldık murazı,
Senin yüzünü gören,
Anmaz sünneti, farzı.

İkisini eder terk,
Çünkü onun gözü perk; (2)
Aşk! biz seni buluruz,
Bu yollara giderek.

Kim görmüştür yolları,
Terketmiştir her vârı
Âşıka zâhir oldu,
Erenlerin sırları.

Ârif oldu "Yediler",
Bize sırrı dediler.
Bu sırları bilenler,
Ağıları yediler.

Her şeyin var sırası,
Ateş oldu burası;
Bu ateş gayet acı,
Âşık gerek durası...

Âşık olanlar durur,
(Emre), sen ehline sor;
O güzeli tutmağa,
Can içinde tuzak kur.


(1) "Millet" kelimesi, burada, arapçadaki mânasiyle, yani "din" mânasına kullanılmıştır.
(2) Gözü pek = cesur.