İndir (.doc)

Emre - Cennet - Cehennem isimleri, birer rumuzdur. Mısrî Niyâzî, "Bugünkü Cennet-i irfâna dâhil olsalar uşşak- Yârınki  va'dolan Hûri veyâ Gılmânı neylerler..." diyor. İşte, bir de "Cennet-i irfan" çıktı meydana.

Cennet, kuyu demekmiş. Herkes, kendi vücut ve akıl kuyusuna düşmüş, azap çekiyor. Bir çıkabilsek. Merdivenin basamaklarında yükseldikçe görgü ufkumuz genişler. Yusuf Peygamber, görgü lezzetini tadan insandır. Yâni, Yusuf makâmı, kuyudan, cehennemden kurtulma makâmıdır.

öbür âlemdeki cehennemi görmedik. Buradaki cehennemi ise, muhtelif ahlâk odunlarımızla biz kendimiz yakar içine gireriz. Bu cehennemden kurtulan insanlar, ebedî bir zevk içinde yaşarlar. Burası muvakkat bir âlemdir. Bir yere doğru sür'atle gidiyoruz. Asıl insanlık, bizden çoluğumuzun çocuğumuzun, konu komşumuzun, milletimizin ve insanlığın istifâde etmesidir. Böyle yapanın, kendisi de ihyâ olur.

Cennet - cehennem bir rumuzdur. Gönül şen olursa cennet, arzûsuna muvaffak olmazsa cehennem. Cehil cehennem, ilimle ferah olmaksa cennettir. Dünyâ aklı bunu nasıl anlasın.

Müslümanlara göre, cehennemde Hristiyanlar yanacak, Hristiyanlara göreyse Müslümanlar. Halbuki birgün ben cehenneme gittim, baktım ki herkes odununu kendisi omuzlamış götürüyor. Anladım ki mesele öyle, hemen sırtımdaki odunu attım. çünkü odun uzaktan tutuşuyor. Odunu attıktan sonra, cehennemde istediğin kadar gez dolaş, hiçbir şey olmuyor insana. çünkü kimsenin odunu kimseyi yakmıyor. Odunu atmazsan, öyle bir yakıyor ki bir daha söndüremezsin. Tek kurtuluş çaresi, Nasreddin Hoca'nın tavsyesine uyup, Göl'e , yâni bir Kâmil insanın gönül deryâsına atılmaktır.

S - Cenneti niçin inkâr ediyorsunuz?

C - Etmiyoruz da sâdece istemiyoruz. Biz cennet âşıkı değiliz. Bize yüzbin cennet verseler, Sevgilimizi onunla değişmeyiz.

Bir Hadîs'te :"Cennet ehlinin ekserîsi aptaldır, eblehtir" deniliyor. Fakat bu sözler, mânevî sırdır, halka yayılmamalı.

- Sır değil.

C - Sizin öğrendiğiniz bilgileri, ilk mektep birinci sınıf talebesi anlıyabilir mi? İşte bunlar da halk için birer sırdır. (Dinleyicilerden birisi): Aşka gelince, cennet- cehennem kalmaz demek istiyor, deyince,

Emre - Tamam, Hasan Bey iyi anlıyor.

Kur'ân, Cenneti, Cehennemi, bizim aklımıza göre târif ediyor. Yoksa, hakîkatı öyle değildir.

Bu yolda, düşüne düşüne ölüp çatlamak lâzım.

- Mukaddes kitaplardaki Cehennem, korku telkîni yaratmak için gaalibâ?

Emre - Evet, polis jandarma azmış o zaman. Onun için öyle söylenmiş. Hakîkatı rumuzlu olarak söylemişler. Şu devreye kadar hakîkat, bu derece açılmamış, açıklanmamıştır.

- ölmeden evvel cennete varılır mı?

Emre - Nefis ölmeden benlik, gurur gitmeden gönül cennet olamaz.

Cennetle Cehennemin kapıları birdir, aynidir. Kalbimizi temizlersek, o kalb, Cennet olur. Temizlemezsek, Cehennem kapısı, Cennet kapıcısının ismi Rıdvan, yâni Allahın her yaptığına râzı olmaktır. Cehennem kapıcısının adı ise Mâlim'tir. Yâni, herhangi bir şeye sâhip çıkmak, "Bu benim" dir demek. Böyle yaptık mı, başlar azab. Bunlar da, nefsimizin yaptığı şeylerdir.