İndir (.doc)
Kimse bilmez (hâl) nedir,
Kuvvet ver, bana dedir; (1)
Yenilmez bir zehirdir,
Muhabbet ver de yedir.

Âşıkı zevka daldır,
Zevka dalmak visaldır (2)
Cânân, kapına geldim,
Elimden tut da kaldır.

Sen bize dedin; beşer,
Yanılır, mutlak düşer;
Nazarımdan çıkmıştır, (3)
Hep senden geliyor şer.

Yanarız döne döne,
Biz yanmışız çok sene;
Sen yüzünü gösterdin,
Cihana doldu fitne.

Biz yandık, olduk kebap,
Senden kalkınca nikap;
Sen hatıra gelince
Fetholuyor cümle bap.

Senden olunca himmet,
Gönülden kalkıyor sed;
Hakka şükret sen (Emre),
Bu yanma oldu kısmet.


(1) Dedir = söylet.
(2) "Visâl, hayâl" gibi sonu uzun bir "â" ve ince bir "l" ile biten kelimelerin son hecesi kalın okunur.
(3) Nazardan çıkmak = gözden çıkmak, ehemmiyeti kalmamak.