İndir (.doc)
Ne güzel oynar Duran (1)
Kurmuştur böyle kuran...
Benim candan Sevgilim,
Ciğerime ok vuran.

Kanı bulaştı oka,
O kan yerlere aka;
Bize bir devir gele,
Ateşten misler koka.

Ateş, kokar dumandan
Bizi geçirir candan;
Bu canı Dosta versek,
Dost görünür insandan.

Bütün böyle yanmışlar,
Bu renge boyanmışlar;
Bu dünyayı sevenler,
Biz ölmeyiz, sanmışlar.

Gelenler, geri döner,
Âşıklar aşkı öğer;
Yok ol da vârı öğren,
Bu sırrı bilmek hüner.

Dünyaya gelen durmaz,
Ebedî yuva kurmaz;
Bu ibreti görenler,
Dünya halini sormaz.

Biz bakmayız bu deve,
Yenmeyiz seve seve; (2)
O dilberi sakladık
Gönül denilen eve.

Bu, kapalı bir sandık,
Diye diye usandık;
Kim der: kötülük Haktan,
Ârif, ona der: zındık

Hâdî'dendir iyilik,
Hakkı gören olmaz dik;
Dost yüzünü görünce
İyi, kötü öğrendik.

Bu hâl (Emre)ye lâzım,
Öğrenmektir niyazım;
Bu, çelikten leblebi...
Her yiyen etmez hazım.


(1) Yirmidört civarında hurdacılıkla meşgul olan Bay Duran Emreün.
(2) Kendimizi ona yedirmeyiz.