İndir (.doc)
(Gönül Damlaları), damlar (Gönül)e,
Her damlası benzer, domurcak güle;
Feryâdü figanı, taksim eylemiş
Kendisine âşık olan bülbüle.

(Nûn vel- Kalemi)dir, söyliyen dili,
Sıra sıra dizer, mercanı, eli;
İrfan cennetidir, gönül bahçesi,
Sarayı (Aşk)tandır, (İlim) temeli.

Binbir penceresi, insan gözünden,
İçinin ışığı, onun özünden;
Kapısı açılır, eller değmeden,
Sâhibi, görünür: çıkan sözünden.

Her mekân kendinin, mekânı yoktur,
Bağlanacak bağı, erkânı yoktur,
Verdiği bu canı, geri vermeli,
Ölüp dirilmeden, imkânı yoktur.

Sonunda çözülür, rumuz bağları,
Neşvü nemâ bulur, gönül bağları;
Her ne kadar bülbül, feryad ederse,
Gönüllere damlar, gülün yağları.

Kokusunu alan, çeker mi elem...
Âşıklara mahsus, bu tatlı âlem;
Lezzetler tarife, yazıya gelmez;
Tadı nasıl yazar, yapılan kalem?

Söz olarak girer, evvel, kulağa,
Öz olur, karışır, sonra, dimağa;
Bu (İsmail Emre), nasıl anlatsın...
O hâl karışıktır iliğe, yağa.

Zapteden: Fuzûle Emre
Saat:17.30


(1) (Gönül Damlaları), Burhan Sadık Yalçın'ın "Yeni Devir" gazetesinde, nefis fıkralarını yazdığı sütunun ismidir. Ve bu doğuş, o yazılar için doğmuştur.

28.10.1952