İndir (.doc)
Biz Cânâna uyalım
Gizli sırrı duyalım; (1)
Cânân diriyi sevmez,
Canı burda koyalım.

Bu vücuda binelim,
Balk (2) şehrine inelim;
Ben o şehre varınca
Arşa ulaşır elim.

Yok olalım, varalım;
Yaktın gözü karalım!
Sen bize ilâcı ver,
Yaramıza saralım.

Yine deblek çalalım,
Katre aşkı alalım,
Topraklara karışıp
Hazineyi bulalım.

Âşık olup bilelim,
Secdeye eğilelim,
Gafletten uyanalım,
Kendimize gelelim

Bizler ibret alalım,
Hikmetine dalalım,
Görünce gaiboldu,
Canı nasıl bulalım...

Bu denize dalalım,
Biz o kuşu soralım;
Cânân bize kuvvet ver,
O "Anka"yı vuralım.

Gelin, bile (3) gidelim,
Sizleri tutar elim.
Her yanı aramayın,
Sözümde vardır belim (4)

Benlik dağın delelim,
O kapıdan girelim;
Bu sır hiç anlaşılmaz,
Yok olup da bilelim.

Âşık olup varalım,
Ferhad dağın yaralım.
Cevher ondan yapılır,
Göz yaşıyla karalım. (5)

Bu derde çalışalım,
İçine karışalım,
Hakkın sözünü duyup
Dost ile barışalım.

Nasıl edip görelim...
Azmedene verelim;
Kim azimkâr olursa
Biz ona gösterelim.

Ölüp de dirilelim,
Kul olup verilelim...
Cânân! Yüzünü göster,
Yerlere serilelim.

Yaktın beni güzelim...
Gördüm, lâl oldu dilim.
Kimsenin bilmediğin
Bize bildirdi Alîm.

Âşıklara diyelim,
O ateşe değelim;
Hakkın âşıklarına
Sevip boyun eğelim.

(Emre) der ki: uçalım,
Bu dünyadan kaçalım,
Dostun cemalin görüp
Bu varlıktan geçelim.


(1) Bu doğuşun kafiye hususiyetine dikkat buyurulsun.
(2) Belh.
(3) Bile = beraber.
(4) Bel = işaret, alâmet, nişan.
(5) Karmak = karıştırmak, yoğurmak