İndir (.doc)
Çöllerde bıraktın, sen kervan mısın?
Her şeye benzersin, bir insan mısın?
Senden sana daim, alışla veriş,
Verin, başa kakman, her ihsan mısın? (1), (2)

(Mâ lemya'lem) derler, (Allemel'insan)..(3)
Her varlık cem' olmuş, kalmamış noksan;
Göz, kulak, kalblerden, silinse mühür,
İçine girip de, olursun ayân.

Yüzüne bakanlar, oluyor Hazret,
Senin âşıkların, olur mu hasret..
Kıvılcımın değse, eğer kuluna,
Kısmeti unutur, çok eyler gayret.

(Allemel'esmâ)sın, hem (mâ lemya'lem), (3)
Sende görünüyor, yetmişbin âlem;
Yazıp bitiremez, cümle kâtipler,
Su mürekkep olsa, ağaçlar kalem.

Her dilden öğülse, olmaz nihayet,
Bitirememiştir, Hazreti Ahmet;
Sana yaklaşılmaz, eğer olmazsa,
Her yerde görünün, edersen himmet. (4)

Seninle doludur, yer, gök ve semâ,
Cemâlin bir iken, görününğ esmâ; (4),(5)
Yolun (tefekkür)dür, neyler ibadet..
Kesretin bitince, olunğ Müsemmâ.

Evvelâ (Hâl) gerek, neylesin (ilim)..
Tarif eyliyemez, her gelen âlim;
Bunları terkeyle, (Emre)! ne gerek,
Sen vakıt geçmeden, ol (Kalbi Selîm).

Zapteden : Vasfiye Değirmenci.
Saat : 11.30


(1) Verirsin.
(2) Kakmazsın.
(3) Allemel'insâne mâ lemya'lem) = (İnsana bilmediğini öğretti) - Alâk sûresi, 5-6.
(Allemel'esmâ = İsimleri öğretti) - Bakara, 31
(4) Görünürsün
(5) Eğer himmet etmezsen, insanoğlu sana yaklaşamaz; himmet ettiğin takdirde ise, ona her yerde görünürsün. (Esmâ = Allahın sıfatları)
(7) Olursun. Buradaki (Müsemmâ) kelimesiyle Allahın zâtı kasd ediliyor.

25.7.1951