İndir (.doc)

Emre - Benlik, bir Allaha mahsustur, bir de Şeytana. O hâlde, "Ben!" diyenler Allah olamayacaklarına göre, Şeytandırlar. O zaman başlar azap. Küçültücü rahatlık, küçüldükçe rahatlık. Asıl büyük, küçülebilendir. Bak bizim kocakarıya: çocuk irsal (ishâl) diye ne yapacağını şaşırıyor. Oğlunun çocuğu ama, gel sen ona sor... çünkü büyüklük, analık hâli tecellî etti.

İnsanlar, her vakit kendisinden bahseder: "Benim dişim dört köklü, beş köklü" diye. Hep kendini tahkîm etmeğe çalışır. İnsanın kendisi parçalanıp dağılmayınca, yâni muhît olmayınca, kendinden vazgeçmez.

Benlik gidince suç kalmaz, öyleyse suçu yok etmeli.

En büyük günâh, insanın kendisine mevkî, pâye vermesidir. Bir fenâ kadın- "Yârabbî" der kurtulur, fakat kendine pâye veren kurtulamaz. "Ben!" diyen insan, Şeytandır. Şeytan da rumuz. Şeytan, en büyük âlim değil miydi? Mâşûkâ, âşıktan ilim mi ister,  aşk mı? İlim âlemi başka bir âlem. Fakat, orada geçmez, faydası yok. İlim sahibi, her vakit "Benim dediğim olsun" der, lâkin olmaz. Mânevî âlem, dönen bir zendirdir, o zencire temas edip onunla berâber dönmeli.

En büyük zevk şaklabanlıktır. Allaha soytarılıkla yaklaşılır. Benlik, gitmeyince olmaz. (Aziz Kutlulara hitâben) Ne demiş: Bir adımda dünyâdan, ikinci adımda âhiretten, üçüncü adımda da kendimden geçtim, demiş. Kendimizden geçmeyince olmaz. Kendinden geçmiyen de, şaklabanlık yapamaz.

Eskiden hakîkatı anlatmak çok zormuş. Asarlar, keserlermiş.

Emre - Gine zor. Dün birisi anlattı, birisi bizi diyânet işlerine şikâyet etmiş.

Hedefsiz kalmalı insan. O zaman taş da değmez, top da, lâf da. üç adıma hâcet yok, bir "göz açıp kapayıncaya kadar"ki zaman içinde insan kendinden geçebilse...

çekirdekten biten ağaçlar, evvelâ kendikendine bir kök atar, uzun bir kök. Bu kök ilânihâye gitmeye çalışır. O kök kendini çabuk çürütür. Bizim de toprak bir gönüle atacağımız "benlik" kökümüz mevcut oldukça çürür. Onu yok etmeğe çalışmalı. Patırdar durur çünkü: "Canım var! malım var! ilmim var!" diye. Nesi var halbuki? Var! dedikçe azap. Neyimiz var acizden başka? 18 yaşımdan beri hesâp ederim: En tatlısı acz. Ama, bu Acz sözünü yanlış anlamamalı. Elinden geliyorsa çalış, ye, yedir, bil ve bildir. Paraya ve bilgiye mahkûm olma. Dünyâ, ayağımızın altında kalsın. Dünyâyı yüklenirsek, ne dünyâ bizden istifâde eder, ne biz dünyâdan...