İndir (.doc)
Adım adım geçer, hayâtın yolu,
Durmadan yürüyor, her gelen kulu;
Aslına kavuşur, burda bırakır,
Ananın karnında verilen çulu.

Bu dünya hazmeder, bırakmaz izi,
Dalgaya benziyor; seyret denizi;
Durmaz davet eder, kendi diliyle,
Uyandırmak ister, her daim bizi.

Hayat yolu, varır Dosta dayanır,
Ona ecel derler, varan uyanır; (1)
Kimi bu dünyayı, sever haşrolur,
Kiminin gözleri, Dosta boyanır.

Kiminin gönlünde bülbüller öter,
Bâzı gönül tamu: dumanlar tüter;
Kimi elde eder, ebedî hayat,
Kimisinin canı, burada biter.

Kimisine dedin: (Hayvan misâli), (2)
Doğrudur, benziyor, onun her hâli;
Rabbül'âleminsin, hem de "lâyüs'el"...
Tarif ediyorsun, sana visâli.

Varıp yetişenler, sana, sâlimmiş,
Bizlere bildiren: aşk ve ilimmiş;
Celâlinden doğar, yedi cehennem,
Sekiz cennet denen: (kalbi selîm)miş.

Bilinse, nûr olur, verilen âzâ,
Cennette verilmez, kimseye ceza;
(Emre)nin arzusu, hiçbir şey değil,
Senden istediği: daima rızâ.

Zapteden: Fuzûle Emre
Saat:15


(1) (İnsanlar uyuyorlar; öldükleri zaman uyanırlar. - Hadis).
(2) Hakikati kalbleriyle araştırmıyan, kulaklariyle işitmiyen ve gözleriyle görmiyen insanlar, hayvan gibidirler, hattâ hayvandan da aşağıdırlar ve delâlettedirler. - En'am sûresi, 178).

19.8.1952