İndir (.doc)
Âlemlere ettin, sen beni ibret,
Bir can vermiş idin, senin, emânet;
Yine ayrılmıyor, senin izinden,
Aklımdan çıkmıyor, bu ne muhabbet...

Gûya ayrılıktır, bu nedir acep?
Ayrılmaz, karışmış, bütün âlem hep;
Kaybettim kendimi, kalmadı idrâk;
Sende gaaiboldu, âr ile edep.

Aldın da koymadın, dîn ile îman,
Gözümden gitmiyor, hayâlin her ân;
Bir varlık görürdüm, kendi kendimde,
Ararım, bulamam; nere gitti can?

Yüzleriyin aksi, her yana doldu,
Beni yok eyledin, acep ne oldu?
Benim bu varlığım, bir kafes imiş,
Dağılıp bozuldu, şükür, kurtuldu.

Hissiyet kalmadı, can ile tende,
Bir gölge bıraktın, gözde, bedende;
Bir zaman arardım, gaaipten (Küll)ü,
Seyreyleyip gördüm, ben beni sende.

Bildim ki aynasın, iki cihâna,
Bakan, âşık olur, Cânânım, sana;
Hesâba gelmedik elvânın vardır,
Her boyan verilmiş, güzel insana.

Ne kadar zor imiş, etmek tenezzül,
Muhabbetin sonu: aşka tahammül;
Bu (Emre) bir taşdı; görünce seni,
Bir avuç toprakken, oldu bir bülbül.

Her gördükçe seni, durmadan öter,
Epsem olayım der, edersin beter;
Dışından görünür, âlemler gibi,
Sen girdin kalbine, yanar da tüter.

Zapteden: N. Kayalıyük
Saat:9.00




25.2.1958