İndir (.doc)

Nesimî'nin derisi yüzülürken, Antepte seyredenler, sevinçlerinden çibidik çalarlarmış. İnsanlar çok zâlimdir. Kur'ândaki "lânetullâhi alezzâlimin" = (Allahın lâneti, zâlimlerin üzerine olsun) bedduası, insanlaradır. "Lânetullâhi alelkâzibin = (Yalancılara Allahın lâneti olsun) beddûası da öyle. çünkü, hayvanlar yalan söylemez. Kur'ânın öğdüğü de insan, karaladığı da. Zâlim insanların canları sıkıldığında, merhâmetleri kalmaz. O sıkıntı, onları vahşete sevk eder. Allaha bağlı insanların canları sıkılmaz. Sıkılsa da, iki sâniye, işte o kadar. Allahın binbir ismivar: "Hâdî = Hidâyet edici, doğru yola sevk edici." "Mûdil = Dalâlete sevk edici." "Müfsid= Fesad verici" gibi sıfatlar. Ara ki, bunlar hep insanlardadır. Hayvanlarda var mı bunlar? Herhangibir kedi, bir manda, ortalığı fesâda verebilir mi? Bunları yapan, hep insanlardır.

Böyle insanlar olduğu gibi, Kudretullahın: "Ben şöyleyim! Benden başka kim var? diyen sözleri de insan ağzından çıkar. Fakat bu gibi sözleri söyleyen kimsenin, söylediğinden haberi olmaz. O vakit, onun karşısında kimse duramaz. Onun gönlüne atılıvermeli. Buna anlatmak için "İrciî ilâ Rabbiki!"  (Ey mutmain olmuş nefis) = "Rabbine dön!" denilmiştir. Bu mahlûkâtın içinde senden küçük hiçbir kimse kalmamalı ki, o gerçek Büyük seni alsın, sen de muhît olasın. "Ben ârifim!" diyen, kendini halktan ayırıyor, üstün görüyor demektir ki, Allah da ona: "Uhruç! = çık huzurumdan!" der. Lânetullah budur işte. Lânet, Allahtan uzak olmaktır.