İndir (.doc)
Aşk bizi etti köçek,
Aşkın iline göçek... (1)
Madem aşkı çok sevdin,
Canından elini çek.

Aşk bizi etti poça, (2)
Sıvansın burda paça;
Aşkı burda sevenler,
İki cihandan kaça.

Âşıklar olur böyle,
Sevenler gelir dile...
Âşıklar tanır Dostu,
Aşk bilmiyen, ne bile... (3)

Aşk ile olur bu iş,
Aşk ile olur görüş;
Eğer Dostu seversen
Aşkın ateşine düş.

Bunlar aşkın mahsulü,
Öttürüyor bülbülü;
Bu sözler Haktan gelir,
Size söyliyen : ölü...

Söyliyenin yok canı,
Söyletiyor Sultanı; (4)
Tatlı canını yok bil,
(Emre), diyeni tanı.

Diyeni (Emre) buldu,
Gördü, cihana doldu;
Her yandan taş geliyor,
Acep bunlara noldu?..

Bunlar birşey yapamaz,
Âşık, yoldan sapamaz,
Bu top âşıklarındır,
Nâehli hiç kapamaz.

Nolursa bize olur,
Hakkı gören kul olur;
Kimin can gözü açık,
O topu onlar bulur.

Kim ki âşık o topa,
Daim ardına kopa; (5)
Münkirler el sunarsa,
Başına iner sopa.

Âşıktır gözyaşına;
Âşık, aşka taşına;
Âşık her dem yüzsürer,
Bilir, zümrüt taşına.

Âşıkın gönlü Hicaz,
Bulmaktır onu muraz; (6)
Bütün dünya arıyor,
Onu bulan gayet az.

Bulanlar gayet azdır,
Lâzım olan: niyazdır;
Eğer, bulayım dersen,
Sağ iken mezar kazdır.

Olursan buna razı,
Alırsın o murazı;
Gözü açıklar okur:
"İsm-i âzam" dır yazı.

Âşık çıktı oyuna,
Varlığını soyuna;
Sizler de âşıksanız,
Seyreyleyin boyuna.

Bizi yaktı Mustafa,
Bakmayız başka lafa;
Bu uğurda yananın
Gönlüne dolar safa.

Onun gönlü olur şen,
Bu denizde yoktur en;
Hakkı bulmak istersen
Gönlüm! topraklara in. (7)

Yaktın bizleri Mahmud!..
Dedin sen: can unut;
Eğer Hakkı seversen,
Bir mürşit elini tut.

Sen bizi yaktın Ahmet!
Yanınca olduk ibret;
Biz aynaya bakarız,
Silindi hep küdûret. (8)

Toz silindi aynadan,
Aşktır bizi oynatan;
Dü cihanı bırakır, (9)
Aşkın tadını tadan.

Aşkta yanmaz İbrahim,
Acep onu gördü kim...
Ahmed'de hitam buldu,
Oradan doğan ilim.

O büyüttü "İlim"i,
O söyletir dilimi;
Bu benim gözlerimden
Akıtır göz selimi.

Gözyaşım oldu derya,
Yıkandım doya doya;
Bu denize girmeğe, (10)
Âşık vârını soya...

O, (11) herkesleri yumaz; (12)
Derdi olan uyumaz;
Gönül yarası olan,
Yıllar geçer, göz yummaz.

Âşık, gözünü açar,
Dert eder onu nâçâr;
Dost yüzünü seyretti,
(Emre) dünyadan kaçar.


(1) Göçek = göçelim.
(2) Poça = Deblek, yani darbuka çalan kimse.
(3) Ne bilecek..
(4) Onu söyleten, Sultanıdır.
(5) Ardına kopmak = arkasından koşmak.
(6) Muraz = murad.
(7) İnmek fiili Anadolu'da "enmek" diye söylenir. "İn" kelimesi "en" okunursa kafiye bozukluğu da bertaraf edilmiş olur.
(8) Bulanıklık, gam, keder.
(9) Dü cihan = iki cihan, dünya ve âhiret.
(10) Girmeğe = girmek için.
(11) O = o deniz.
(12) Yumak = yıkamak; o deniz herkesi temizlemez.