İndir (.doc)
Ne nasîb-eyledi, bu sene Mevlâ:
Hayat yolu, oldu, bizlere yayla;
Önümüzdeki yıl, bize görünmez,
Bilmem bir ân sonra, acep ne ola?

Bu insanın aklı, ne kadar âciz...
Onlara katıldık, bilmez olduk biz;
Bütün varlıklara, bir (Hâlik) hâkim,
Görünen: damladır; (Yokluk)tur deniz.

Her canlı mahlûklar, akıp da gider,
Sağ ile soluna, bakıp da gider;
Ön tarafı figan, sonu da figan,
Nice yürekleri, yakıp da gider...

Göz ile görülen (Küllü şey'in, fân)
İbretle bakılsa, şimdi bir (Tûfan);
Hâkim-i Mutlaktır, idrâk kendisi;
(Alîm) kendisidir, yetişmez irfan.

Bizlere cüz'ünü, eylemiş taksim,
Sehmimize düşen: sâde bir isim; (1)
Öyle bir aynadır, bakan ölüyor;
Nazar edilince: muvakkat resim.

Mecnûna benziyor, bir kerre bakan,
Acep insan mıdır, ölümden korkan?
Tâ ötedenberi, dilde söylenir:
Hiç âşıklar ölmez; ölenler: hayvan.

Dünyâ, geçirmiştir, nice bin devir...
Bâzı mü'min olmuş, bâzı da kâfir;
(Bir Tâne)den başka, (Bâkî) kalan yok,
(Emre)! çağırıyor, yönünü çevir.

Ebedî sağ kalır, sözünü duyan,
Sana gaflet haram; sen artık uyan;
Seni dâvet eden, gizli değildir,
Bak, sana benziyor, her yerde ayân.

Aşkına düşeni, dâvet ediyor,
Sözünü işiten, hayret ediyor;
Yüzünü görmiyen, arar semâdan,
(Eynemâ tüvellû...) gayret ediyor.

Her tarafa sensin, Kıble-i Rahman,
Onunla berâber, arayan insan;
Îsâ'dan, Ahmed'den (Emre) aşı al,
Sende de göversin, hiç ölmez bir can.

Tamâmen kaybolsun, senden (Emre)lik,
Canı terket Ona, ezelden Mâlik;
Ne doğuran, Kendi, ve ne de doğan,
Kendisinden başka, her şeyler hâlik. (2)

Zapteden: Neş'e Kayalıyük.
Namrun, Saat:13.00


(1) Sehmimize = Hissemize, payımıza.
(2) Hâlik = Helâk olucu.

21.9.1957