İndir (.doc)
Küreden büyüktür, sendeki beden,
İçinde mevcuttur, her türlü mâden,
Görür de bilirsin, uyanırsan sen,
Sana bildirmiyen, sendeki gurur.

Semâda uçarsın, yerde gezersin,
Deniz diplerinde, suda yüzersin,
Hemi İlyas, hem de, Hızra benzersin,
İnsandan ne ilim, ediyor zuhur... (1)

Sen bu mâdenlerden, kanat açarsın,
Ona hayat verip, gökte uçarsın,
Sen seni bilmezsen, böyle nâçarsın,
Sana hicâbolan, nefsinde durur.

İlimler güneşi, Mağripten doğmuş,
Bilginin zıyası, cehiller boğmuş,
Yarasaya zindan, neden gelir hoş?
Bilenleri tenkid, ediyor mâzur. (2)

Bir söz denmiş; duyan, eylemiş kayıt:
(Allemenî harfen, sayyerenî abd); (3)
İnsâfın var ise, sen işit zâhit!
Azap çekmiyor mu, seyreyle, mağrur?

Aklından def'eyle, Cini, Şeytanı,
Neden mahkûm etmiş, verilen canı?
Gözlerini aç da, Dostunu tanı,
Gönlün bir saraydır, Rahman oturur.

Nefsinden kaldır, at, bütün illeti,
(Rabbül'âlemîn)dir, sev her milleti, (4)
Kimse inkâr etmez, hiç bu âyeti,
Eğer anlaşılsa: akıllar durur.

(Emre)! anlıyanın, ömrü sökülür,
Ne kadar dik olsa, boynu bükülür,
Benliği terkeyle: günah dökülür,
Senin söylediğin, (hâl) ile olur.

Zapteden: Fuzûle Emre
Saat:11.30


(1) İnsanoğlundan ne kadar çok ilimler zuhur ediyor.
(2) Bu kelime, halk dilinde (Kör) mânâsına kullanılır.
(3) Hazreti Ali'nin bir sözüdür: (Bana bir harf öğreten kimse, beni kendisine köle yapmıştır.)
(4) (Rabbül'âlemîn = Bütün âlemlerin, herşeyin ve herkesin Rabbı).

29.5.1952