İndir (.doc)

S - Allahın yüzü nedir?

Emre - En yakını insan yüzü. Hiçbir şeye benzemez, her şeye benzer.

S - "Feeynemâ tüvellû, fesemme Vechullah".

Emre - Berâber dönüyoruz da onun için. Sen seni kalbinden çıkar, O girsin de bak bakalım, Allahın yüzü her döndüğün yerde var mı, yok mu... Kur'ân açık ama, anlamıyanlar için rumuz. Hâli tecellî edecek ki, kelâmın içi dışına çıksın. Hâli tecellî etmezse, deminki okuduğun âyetten ne anlaşılır...

Kur'ânı tercüme edenler, "Allahın Yüzü" nü, "Allahın Kudreti" diye tercüme ediyorlar. Hiç Allahın yüzü olur mu? Düşünmüyorlar, yâni iki dakka bile tefekkür etmiyorlar, değil bir saat. Halbuki Allah: "Nereye dönerseniz Allahın yüzü oradadır", "Herşey helak olucudur, ancak onun yüzü helâk olmaz", "Dünyâdaki her şey fânîdir, ancak Rabbinin yüzü bâkî kalır" diyor. Niye böyle söylemiş? diye düşünüp araştırmıyorlar da, Kur'ânın ifâdesini, mânâsını tahrîf ediyorlar. Sanki Allah, doğrusunu söylemesini bilmezmiş gibi... Allah öyle söylemiş, Hz. Muhammed sözü olduğu gibi nakletmiş, Kur'âna da öyle geçmiş. Bunlarsa, kendi akıllarına göre "Allahın yüzü" ifâdesini, "Allahın Kudret'i" diye değiştiriyorlar. Hz. Muhammedin bir hadîsi var: "Kur'ânı kendi aklına göre tefsîr eden, mutlakâ kâfir olur" diye. Hadi bakalım, gel de çık işin içinden?..