İndir (.doc)
Bir deryaya düştüm, yoktur kenarı,
Öyle bir saraydır, yoktur duvarı;
Dilberi, içinde; değildir gılman
Kendinden kendine, onun mîmârı.

Gelip de sorsalar, edilmez îzah,
Himmet etmelidir, Hazreti Allah;
Gecesi, gündüzü, gözle görülmez,
Hiç güneşi batmaz, her dâim sabah.

Kimi dâvet etsen, oluyor düşman,
Böyle emreylemiş, Hazreti Rahman;
Gizli bir esrardır, aslâ bozulmaz,
Yaklaşıp görmeden, edilmez îman,

Kendisi (Cemâl)dir, perdesi: (Celâl),
Onun güneşine, hiç olmaz zevâl;
Mukayyed olanlar, ayak basamaz,
Zevkleri terkeden, girerse, helâl.

Âşikâr ederiz, oluyor rumuz,
Seddoluyor, kalsa, benlikten bir toz...
Her gelenler söyler: Varlığından geç!
Gûyâ çok tatlıdır, değildir ucuz...

Hakikat söyleriz, geliyor acı,
Bu dertlerin başka, yoktur ilâcı;
(Emre)! senden sana, eyle devâyı,
Mevlâ hastasısın, devâ muhtâcı.

Zapteden: Fuzûle Emre
.




4.5.1952