İndir (.doc)

S - Allahın varlığı nedir?

Emre - Senle ben konuşurken anlatmak istiyoruz. Anan var mı?

S - Var.

Emre - Al ananı aklına, anandan başka her şey gitti. İşte böyle: Hem ayrı, hem berâber. Deniz mi katrayı ihâta eder, katra mı denizi? Allah da sevdiği kulunu ihâta eder, ondan söyler sözlerini. Ayrıldığı zaman da olur.

Bâzı insanlar Allahı, kendi işini kolaylaştırsın diye arar. Arayan, bunlardan vazgeçmedikçe, o bilgi ile berâber olamaz. Allahı bilmek, bu hâlle mümkün değil. İnsan, kendinden ve o arzulardan vazgeçince, zâten Allah kendi kendini bilir, sormaya da lüzum kalmaz. Allah vücut, Muhammed de ağız olsa, ağız vücuttan ayrı mı? Cumhurreisi, her tarafı muhittir. Bilmenin merkezi orasıdır.

Senin anlamanın kapağı, sorduğunu sormandır. Sus ve uzun zaman bekle ki, bu tefekkür seni oraya götürsün. O Kudrete âşık olsan, bunlar kendi kendine yanıp gidecek.

Cumhurreisi merkez, her yeri muhît. Fakat onun hükmü, birçok kollara ayrılır. Onlara hükmeden, fakat kanuna tâbî olarak, hükmeder, kanunu bozamaz. "Sizin hepinizi öldüreceğim!" dese, yapabilir mi? Allahı buna benzetelim. Kelâm bunu anlatamaz.

Adlî kanunlar var, Medenî kanunlar var. Ama merkez orası. Allahın bir kanunu var ki, emrine mahkumdur. Sen de bütün bu arzûlarından vazgeçeceksin ki bileceksin. Muhammed yok olunca Allah meydâna çıkıyor. Arzû ve emeller hâil oluyor ona.