İndir (.doc)
Dünya bir ağaçtır, zamâna benzer,
Üstündeki yaprak, insana benzer;
Bir yandan dökülür, bir yandan biter,
Sararıp düşmesi, hazâna benzer.

Gözleri açıklar, alırlar ibret,
Bu hâli görenler, ederler hayret;
Gafil olanlara, gösterirlerse,
Hoşlarına gitmez, ederler hiddet.

Ona seyretmekle, olur kurtuluş,
Oradan yürüyen, yolunu bulmuş,
Dört yanı kapalı, Kaf Dağı gibi,
Üstünden aşılmaz, eğer olsan kuş.

Bütün yollar, gider, orda dayanır,
Uyuyanlar, varır, orda uyanır;
Etmez ise yolcu, evvel tedarik,
Kapıyı bulamaz, görür, utanır.

Durmadan arıyor, nice bin âlim...
Gezip yoruluyor, oluyor teslim;
Alıp gıda yapar; esrarlı bir dev,
Elinden kurtulur, her (Kalbi Selim).

Orada çürüyor, beslenen âzâ,
Orada verilir, bilinmez ceza;
Orada bir olur, sevapla günah,
Bilenin arzûsu: anca bir (rızâ). (1)

Orda ateş olur, emelle melâl,
İçine düşeni, bürüyor (celâl);
Yoklukla gideni, daim bekliyor,
Yüzlerini açmış, (İlâhî Cemhal).

Orada görülen: ne (sen), ne de (ben),
(Nûr-u İlâhî)dir, değildir beden;
Uzaktan görülmez, (Emre)! sen yaklaş,
Yok olup vârolur, yanına giden.

Zapteden: Fuzûle Emre
24.4.952 Saat:8



(1) Anca = Ancak.


24.04.1952