İndir (.doc)
Gönül! senin ile, olalı yoldaş,
Beni kuzulardan, eyledin yavaş;
Bilmem nere gitti, bu zalim nefis?
Onu sevenlere, olsun arkadaş.

Yaradan sahibin, alınca teslim,
Evvel cânî iken, eyledi halîm;
Sanki, söyleyip de, konuşuyordum,
Anlaşılmadık söz, söylüyor dilim.

Beni kendisine, eylemiş inşâ,
Etten, tenden yapmış; benzemez taşa;
Dışından bakılsa, idrâk edilmez,
İçine girmeden, gider mi hoşa?

Her ilmin bilgisi, kendine göre;
Biri birisine, görünür devre; (1)
Aralarında çok, hicap konulmuş...
Buna, nasıl olup, akıllar ere?..

Kâfi gelemiyor, idrâk, maânî,
(Ah görsem...) diyenler, görüyor teni;
Ölçüye, bilgiye, tâbi tutmadın,
Arayan, nerede, seyretsin seni?

Bir kerre takılsan, dünya, olur dar...
Dert verinğ, tartamaz, yapılan kantar; (2)
Onun için (Emre), gece ve gündüz,
Bir yandan iniler, durmaz, eder zâr.

Zapteden: Vasfiye Değirmenci.
31.3.952 Saat: 10.20



(1) Devre = Ters, aksi, muhalif.


31.03.1952