İndir (.doc)
Nerden geldik bu harâba, düşman, âşık gönlüne. (1)
Bilmiyerek bizler düştük, bu mihnetin gölüne;
Girer girmez hep aldandık onun tatlı diline:
Kaplan gibi hücum eder, yaklaşana, gülerek.

Kendimizi gaibettik, biz, girince içine,
Yoldaş olduk, görür görmez içindeki o (cin)e,
Meftun olduk perçemine, hayâline, hiçine;
İştahını artırıyor, adım adım gelerek.

Bile bile biz tutulduk, yoktur bize kurtulmak,
Acep nasibolacak mı yolumuzu tez bulmak?
Meğer Haktan imdâd ola, kendisiyle bir olmak;
Secde etmek lâzım oldu, olmak lâzım bir melek.

Söylüyorlar her dillerden; o lisanı bilemek, (2)
Türk kelâmı, Arap dili, Fârisîden öğerek:
Her sözlerden işarettir, duyar isen: bir (Felek):
Yalvarırız Mevlâmıza: kabûl olsun bu dilek.

Mahrum etme sen bizleri, yeri, göğü Yaradan!
Sana doğru dönmüşlerdir, (Cemâl) ister cümle can;
Eli, yüzü kara (Emre), senden ister, et ihsan,
Yokluk ister gece gündüz; kendisini sana çek!

Zapteden: Vasfiye Değirmenci
Saat:11.


(1) Âşıkların gönlüne düşman olan bu harap dünyaya nerden geldik...
(2) Bilemek = Bilemeyiz.

21.3.1952