İndir (.doc)
Söyledik Dost dilinden
Biz geldik hem ilinden; (1)
Kulakları duyanlar,
Geçer kibr ü kininden.

Siper alır teninden, (2)
Her daim saklı senden;
Eğer duymak istersen,
O Dost, söyledi benden.

Uyan gafletten, uyan,
Bizdeki renge boyan,
Bizde bir ateş yanar,
Âşık isen yan, dayan.

Söyledin sen Yaradan,
Bu ses gelir yaradan;
Her yanda âşikârken
Seni görmezler, neden?..

Sen söylersin sözümden.
Gören sensin gözümden;
Ateşinde yanınca
Kirler gitti yüzümden.

Dediler: (kurb-u Sultan,
Bil ki, âteş-i sûzân) :
Bu ateşte yananın,
Gözü, daim olur kan.

Mutlaka kokar yanan,
Aman sözüme inan;
Sözü diyen ben değil,
Dilimden söyler Cânân.

Sada gelir dört yandan,
Çınılıyor bu candan;
Dost yüzü görmek için
Vazgeçmeli dermandan,

Fakat bu nefis, yaman...
Perde çeker her zaman;
Perdeyi yırtmak için,
(Emre) Allaha dayan.

Görmek ister isen, yan,
Kendini bil de uslan,
O yüzü görmek için,
(Emre), varlığı yok san.


(1) Bu doğuşta kafiye orjinalliği vardır.
(2) O, senin vücudunu siper edinir; yani vücudun ve benliğin, onu görmeğe mâni olur.