İndir (.doc)

Hoca’nın Tek Telden Saz Çalması

Hoca bir gün eline saz almış, mızrabı hep aynı tele vurarak dın! dın! diye monoton bir ses çıkarırken, sormuşlar:

—Ne yapıyorsun Hocam?

—Saz çalıyorum.

—Ama bu nasıl saz çalma? Herkes sazın öbür tellerine de vuruyor, ne güzel sesler çıkarıyor…

Nasreddin Hoca şu cevabı veriyor:

—Onlar, benim bulduğum makamı arayıp bulmağa çalışıyorlar da, onun için öbür tellere vuruyorlar.

EMRE’nin Tefsiri

Bu fıkrayı şerh ederken biraz Nasreddin Hoca’yı tenkid etmiş gibi olacağız ama ne yapalım. Hakikat hiçbir şeye fedâ edilemez.

Nasreddin Hoca (Tevhid) teline vuruyor ama bu âlemin tadı, kesretinde, Nasreddin Hoca’nın o hali bugün için tavsiye olunamaz. Bu zaman, o zaman değil. Eğer, Hoca gibi sırf (Tevhid)le uğraşılsaydı, bu terakkî olur muydu? Asıl mahâret (Tek Makam)ı bildikten sonra, dönüp bütün makamları hem çalmasını, hem de dinlemesini öğrenebilmektir.

Her makamdan sonra (Tevhid) makamını da öğrenir, bu ömrümüzün nihayetinde vücûdumuzun evi ecel zelzelesiyle yıkılırken, içine kaçıp sığınabileceğimiz  bir (Ev), yâni bir (Kalbi Selim) bulursak, bundan büyük devlet olur mu?