İndir (.doc)
Seni görenler yanar,
Görenlerde olmaz âr;
Yaradanın kanunu:
Gülü yetiştirir hâr. (1)

Aşkı olanlar yanar,
Onu yakmaz başka nar.
Cihanı sen terkeyle,
O Dostun iline var.

Yananlar, burda yanar,
Kendini aşka banar;
Senin yüzünü gören
Dü cihanı yok sanar. (2)

Âşıklar aşka yanar,
Âşıkta olmaz karar.
Bu dünyayı terk edenğ (3),
Bir kerre görsen zarar.

Nefsinden kalan nâçâr,
Kalbin gözünü açar;
Yok olmak istiyenler,
Vârını burda saçar.

Her yerde münkirler var,
Münkirden gelir zarar;
Sen onlardan uzak kaç,
Gönlün hiç olmasın dar.

Bunda hiç kalmadı âr,
Görünüşte kuvvet var;
Dünyaya belâ yğsa
Bizlere etmez zarar.

Bizlerden giderse âr,
Hep Dost olur cümle var;
Hikmeti bize verir,
O sevdiğimiz "dîdâr".

O yüz bizleri yakar,
Yakar ama, değil nâr; (4)
Eller ne derse desin,
Bizde Hakkın aşkı var.

Âşıklarda olmaz âr,
Can verir, Dostu arar;
Biz ezelden ütüzdük,
Dostla oynadık kumar.

Âşıkları aşk tutar,
Dost görünür âşikâr;
Dost yüzünde gül bitmiş,
Daim görene kokar.

Ne diyeyim kardaşlar,
Bu sözler bizi haşlar,
Dost yüzünü görenin
Gözünden akar yaşlar.

(Emre)nin gözü bakar,
İliği, kanı akar;
Eğer aşkta yandıysa
Ateşler nasıl yakar... (5)


(1) Hâr = diken.
(2) Sanar = "sanmak" fiilinin geniş zaman "muzâri" müfred 3. şahsı olan "sanır"ın Adana ağzındaki şekli.
(3) Edenğ = edersin.
(4) Nâr = ateş.
(5) Bu doğuşta kafiye orjinalliği vardır.