İndir (.doc)
Bu çektiğim ateş, hasret elinden,
Neyleyim bu başı, nefret, elinden,
Zehirliyor aşı, kesret elinden,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Dünyamı ediyor, bu nefis, zindan,
Karanlık oluyor, nur gibi vatan,
Ölüye dönüyor, bu verilmiş can,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Âlem güler iken, güldürmez beni,
Tanrıya söylerim, öldürmez beni,
Bu gamın sonunu, bildirmez beni,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Gözümü açtırmaz, nice dert verir,
Âlemlere yumşak, bana sert verir,
Bir, iki lâzımken, döner, dört verir,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Bir gelip, binini, ediyor dâvet,
Taltif edemezsem, ediyor hiddet,
Âlemlere şifa, bana gelir dert,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Gamınan yuğrulmuş, bendeki beden,
Akılla çıkamam, ne eyleyim ben...
Fânî cihan, oldu, diriyken, kefen...
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Çırpınıp çırpınıp, çıkamaz oldum,
Dostum çağırıyor, bakamaz oldum,
Umman görünüyor, akamaz oldum,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

O Dost yamacımda, ederken par par,
Bakmak ister iken, gözümü kapar,
Vakıtsız, başıma, kıyamet kopar,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Tutmuş da yakamı, alamaz oldum,
Kaçırdım yârimi, bulamaz oldum,
Aşkın deryasına, dalamaz oldum,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Emretmiş, tutturmuş; söylüyor: kurtul!
Bütün kuvvet senden, neylesin bu kul...
(Emre) varmak ister, kapanıyor yol,
Bu kesret elinden, nefsin elinden...

Zapteden: Fuzûle Emre.
Saat:8.20




19.3.1952