İndir (.doc)
Nolur, âşıklar nolur,
Yananlar Hakkı bulur.
Hakkı bulan âşıkın
Bütün kanı su olur.

Biz seni bulsak nolur...
Seni gören kul olur,
Nasıl tarif edelim,
Gören yüzler yol olur.

Bu dediklerim yeter,
Yakarsın daha beter.
Bir gün korlar mezara,
Üstümde otlar biter.

Kim göz kanı akıdır, (1)
Hakkın hikmeti budur...
Cânâna âşık isen,
Âşık, ikrarında dur.

Azmet, sen bu yolda dur,
Dost, yanana bulunur;
Dost şafakta geçiyor,
Sen canını pusu kur.

Aşktan kim uzaklaşır,
Nedamete yaklaşır
Aç gözünü Dosta bak,
Kendi kendini şaşır.

O, yanmayı bilmiyor,
Bize bilgi gelmiyor;
Nazar Haktan uzanır,
Gönlümüzü delmiyor.

Canım yine yanıyor,
Ciğerlerim kanıyor;
Kulaklarım çınladı,
Dostum beni anıyor.

Kaldır, varlığı kaldır,
Hak! bizi aşka daldır;
Aşk geldi yine bize,
Dosttan gelen bir haldır. (2)

Âşıkları yetiştir,
Birbirine bitiştir;
Bu hâli kimse bilmez,
Bu da böyle bir iştir.

Aşk geldi, bulduk huzur,
Âşık isen burda dur.
Canım, yüzünü göster,
Bizim boynumuzu vur.

Yananlar bilmem nolur...
Yürüyen Dostu bulur.
Dünya ateşe kesse
Âşıklara ne olur...

Yandır Allahım, yandır,
Dost yanında dolandır;
Yirmi sene susuzdum,
Hayat suyu ver, kandır.

Çalış, (Emre), yola er,
Her vârını Hakka ver;
Kulağın duyar ise,
Hak, sana bu sözü der. (3)


(1) Akıdır = akıtır. Adana ağzında böyledir.
(2) "Hâl" kelimesi, halk ağzında, kısa "a" ve kalın "l" ile "hal" dır.
(3) Bu doğuşta kafiye orjinalliği vardır.