İndir (.doc)
O Dostu kaplamış deri
Böyle yapmış gönül eri;
O yola gitmek istiyen,
Ölümden hiç durmaz geri.

Bellisizdir onun izi, (1)
Onun için yaktı bizi;
Biz mekânsız arar iken
Yerlerde çürüttük dizi.

Görenler eder niyazı,
Ona görünür o yazı;
O yüzü görmek istiyen
Aşktan dinliye o sazı. (2)

Yok olanlara vârı...
Kazanan görür kârı;
Burada kabul etti
Âşık Mânsur bu dârı.

Gördün, terkeyle vârı,
Hem de terkeyle ârı;
Gece gündüz ederdin
Dost için âhüzarı.

Bu, Allahın esrarı,
Yaktı, kül etti vârı;
Ateşe atar, yakar,
Kim görürse "didâr"ı.

Böyle, Hakkın kararı...
Biz Dosta verdik vârı;
Bizi alay edene
Vallah, vardır zararı.

Biledin sen hançeri,
Soktun candan içeri...
Eğer bin pâre etsen,
Sevenler kalmaz geri.

Ah görenin gözleri...
Meftun eder bizleri...
Tarif ederse Hakkı,
Âşık eder sizleri.

Şimdi havalar döndü,
Âşık olan göyündü;
Bu (Emre)yi seyredin,
Yokluk ile öğündü. (3)


(1) "Belirsiz" yerine kullanılmıştır; halk böyle der.
(2) Bundan sonraki dörtlük kıtalar, (yedili vezin)le doğmuştur.
(3) Bu doğuşta da kafiye hususiyeti vardır.