İndir (.doc)

(Aklımızı kırık ayna parçalarına benzeten Doğuş okunduktan sonra):

Emre - Mâdem herkese ayrı bir ayna vermiş, öyleyse kimseye karışmıyalım. Bâzen kendi kendime sorarım: "Acebâ ben nasıl bir ayna aldım?" İnsan böyle yaptıkça, aynasının hâli değişir. "Benim aklım herkesinkinden iyi" diyende, vicdan, merhamet bulunmaz. Allahın zât aynasına bakan kimse, bu kulların hiçbirisine kıyamaz. Onlar için hep iyilik düşünür. Söz söylerken, hattâ yüzüne bakarken, acebâ incinirler mi diye ödüp kopar. Böyle yaptıkça da zevki artar, azabı kalmaz. "Ben haklıyım" diyen, şeytanlığa doğru gidiyor demektir. Ama hepimiz böyleyiz haaa... Ben söyleyim de, sen böylesin değil. Zerre kadar azap kalmaz insan azap aynasını temizlerse. Fenâlık yapmıyacağız ama, yapandan da sakınacağız. çünkü Allah, aklın tüm aynasını yere atıp kırmış olduğuna göre, parçalar arasında eğri büğrü olanlar da vardır. Onları hem düzeltmeğe çalışmalı, hem de onlardan çekinmeli. Muhiddin-i Arabî, kendisine mânen bağlı olanların ikisini bir araya getirmezmiş. çünkü, fücürât, yanî kötü huylar, çok sârîdir. İstermiş ki, müritleri sâdece kendisiyle konuşup, anlamadıklarını kendisinden sorsunlar. Olabilir ki biri, bir şeyi yanlış anlar, arkadaşına da yanlış öğretmiş olur. Doktorlar, ameliyata girmeden ellerini adamakıllı sabunlar, sonra da lâstik eldiven takar, onu da sabunlar, süblime ile yıkar, bir de sülfamit tozuna batırırlar. Sebep? Elindeki mikroplar hastaya geçmesin. Böyle yapınca bakarsın, hasta, o kesip biçmelerden sonra hemen iyileşmiş. Muhiddin-i Arabî de mürıtleri arasına yanlış ve ham kelâm mikrobu sokmazmış. Biz de mukayyet olmalıyız. çünkü sür'atle gidiyoruz. Otomobilde 150 km. ile giderken devrilirsek parçalanırız. 10 km. hızla giden bir arabanın devrilmesindeki muhatara ise daha azdır. Allah bizi sür'atli bir vasıtaya bindirdi, dikkat etmemiz lâzım.

S - Allah beni seviyor, her vakit muvaffak eder! diyorum. Bu günâh mı?

Emre -  Fffuuu! ne kadar  öğünürsen öğün, ne kadar şişersen şiş. Bu öğünme helâl. Asıl korkacak şey, nifaktır, bilerek bilmiyerek birbirimize iğvâ vermektir. Allahın yasakları hep kullarınadır. Yasak ettiklerini yapmadıktan sonra korkma.