İndir (.doc)
Beni kaplamıştır dert,
Yaralarım gayet sert...
Yolunda kurban oldum.
Âleme oldum ibret.

İbret oldum âleme,
Hâlim gelmez kaleme.
Bu yolda canı verdim,
Ben yetiştim bu deme.

Âşıklara bu şerbet...
İçenler olur ibret...
Arıyanlar bulamaz,
Aşktan geliyor bu dert.

Sen girmişsin ateşe
Ortasın eşe eşe...
Canım kurbanlar olsun
Hakkı seven kardeşe.

Ben burada yanayım,
Yanayım, kül olayım;
Yokluk lâzım burada,
O deryaya dolayım.

Kabul eylesin derya,
Deryada olmaz boya;
Aşıka aç yüzünü
Görsünler doya doya.

Ben de böyle çürüdüm,
Evvel, (1) görmez körüdüm, (2)
Ben yüzünü görünce
Canı Dosta sürüdüm,

Biz Hakka âşık olduk,
Yandık da öyle bulduk.
Biz burda yok olunca
İki cihana dolduk.

Biz Hak için ettik âh,
Ağlarız biz gâhi gâh;
Bu yolda yanıyoruz,
Görün bize, canım Şah!

Yanayım ben, bulayım,
Seyredeyim, doyayım,
Dostu gördüm de geldim,
Siz seyredin ben "hayy"ım.

Yanıp o yola erem,
O dosta canı verem, (3)
Çok zamanlardan beri
Cânâna böyle derem. (4)

Ben razıyım ölmeğe,
Ölüp Dostu bilmeğe;
Dost iline gidenler,
Razı değil gelmeğe.

Gelenler gitmez geri...
Bilenler binde biri...
O yolu öğrenip de
Terk edelim tedbiri.

Nasıl diyeyim onu,
Yokluğun olmaz sonu;
Bu ilmi bilmek için
Giymeli kanlı donu.

Görünce olduk deli,
Sen dinleme hiç eli;
(Emre), kuru söz deme,
Sen canı ver bedeli.


(1) "Evvelce" yerinde kullanılmış.
(2) Kör idim.
(3) Verem = vereyim.
(4) Derem = derim, söylerim.