İndir (.doc)
Âşık isen Dosta var,
Tûr'a döndü dört duvar;
Gözünden akan yaşı
Ona ver sen, o sular,

Gözlerinde var mı nem,
Ondan kaçar cehennem.
Cehennemin ateşi;
Yabancıya olan zem.

Cehennemdeki odun:
Münkir! elinle kodun...
Dosta vurmak istersin,
Elini burdan yudun (1)

Âşık ondan alır mı?
Her murada kalır mı?
Dosta âşık olanlar
Dünyaya aldanır mı?

Acı imiş bu hasret
Bunu bil, değil cennet
Cânân! âşıklar yanar,
Onlara et merhamet.

Budur bizim vârımız
Yanmak durur kârımız.
Bunu âşıklar bilir,
Bu da böyle bir rümuz.

Çok namaz kılar sofu,
Cennet içindir ofu;
Âşıklara taş atar,
Allahtan etmez havfı. (2)

Namaz kılarlar niçin?
Mutlaka huri için...
Âşık, Dostu görmezse
Yanıyor için için.

Bize aşkını vere,
Âşık gülleri dere; (3)
Bu ateşte yananlar,
Cânân yüzünü göre.

Bu ateşlerde yanan
Kimsede kalmaz güman;
Buradan okuyan Hak...
Aşkın var ise inan.

Geleni deyim dile,
Bilenler böyle bile... (4)
Bu sözler bizden bize,
Zerresi varmaz ele. (5)

Kim sever bu lisanı,
Anmasın adı, sanı;
(Emre), Dostun kıymeti (6):
Ciğerlerinin kanı.


(1) El Yumak = ümit kesmek.
(2) "Hofu" okunacak; halk böyle söyler.
(3) Dere = dersin, toplasın.
(4) Bile = bilsin
(5) Ele = yabancıya, başkalarına.
(6) "Kıymeti", burada "bedeli" yerinde kullanılmıştır.