İndir (.doc)
Bizim hanım, ister, dâim halveti,
Kendisi çıkardı, sevmez kesreti;
Durmadan ediyor, çeşitli zuhûr,
Karıştırır, bozar, bu muhabbeti.

Herbirinin, söyler, durmadan, dili,
Kalblerinde durur, arzû, emeli;
Zâtına seyreyle, ordan ediyor,
Eğer hoş görürsen, böyle tecellî.

Bir çeşit etmeğe, var mıdır imkân?
Benzeri bulunmaz, doğan bu insan;
Dolup da boşalır, bir karar tutmaz,
Her dâim devreder, bu fânî cihan.

Ön tarafı: toprak, sonuysa: kabir;
Önüne geçilmez, edilmez tedbîr;
Varlığın köküne, nazar edilse:
Çeşidi, adedi, her tarafı bir.

Bu âleme gelip, hep giden sensin,
Bilinmez âlemi, devreden sensin;
Başka varlıkları, yok edebilsek,
Allahı saklıyan, bu beden sensin.

Eğer benim! dersen, sen sana girdap;
Elvâna bakarsan, hiç bitmez hesap;
Bu mâneviyyattan, içemezsen su,
Hasretle öldürür, görünen serap.

(Emre)! anladıysan, sen seni unut,
Gözünün önünde, kalmasın bir put;
Dilinden söyliyen, gözünden gören,
Senden ayrı mıdır, taptığın Mâbud?

Zapteden : Selim Akgül
Saat:18.40

Not: Bu doğuş, bağdan dönerken otomobilde doğmuştur.




14.3.1954